İlk defa final serisinde boy gösterecek olmanın verdiği heyecan ve bir adım sonrasını düşlemek...
Bunları yaşayarak gelmiştik Ankara'ya. Daha geçen sene,yine aynı sahada iki genç ekip karşılaşmıştı. Kenar yönetiminden yoksun Rangers çok istediyse de 3. uzatma sonunda ODTÜ'yü galibiyeti için alkışlayarak çıkmıştı sahadan. 4 Nisan tarihindeyse bu sefer ODTÜ'yü emekleri adına alkışlamak istiyorduk;ama istemenin tek başına bir anlam taşımadığını tecrübe ettik. Bu genç ekibin 1 sene gibi kısa bir sürede bizi bu denli geride bırakmış olması önce bana, ardından hepimize bir takım dersler vermiş oldu. Doğru hedeflerin seçilmesi ve bu yönde doğru çalışma düzenlerinin takıma yüklenmesi, iyi bir kenar yönetimi ve inancın bu noktadan sonra takıma uyarlanması, bir takımı bir sene içerisinde gıpta edilecek bir seviyeye getirmeye reçete olabilmekteymiş. Bugün, arkama dönüp baktığımda kaybedilen Koç ve Sakarya müsabakalarını alabilirdik diyebiliyorum rahatlıkla;ama aynı ifadeleri ODTÜ karşısında telaffuz edemiyorum. Aynı kulvarda yarıştığımız bir ekibin, bugün bizden bir gömlek üstün oldu gerçeğini kabul etmek durumunda kalıyorum.
Sonuçlar ortada ve örnek alınması gereken programlarda...
Yapılması gerekenleri bildiğimiz ve yaptığımız sürece geleceğe kalabiliriz. İç dinamiklerimiz ve beşeri sermayemiz bizi geleceğe taşıyabilecek sığa (kapasite) dadır.
Saygılarımla...
1 Mayıs 2009 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder