10 Nisan 2009 Cuma

Sevgili dostum Kaya'nın yazısı elime ulaştı;ama yaşlılık belirtileri Kaya'da hat safhaya ulaşmış sevgili arkadaşlar:) Maçlar,skorlar,hatta efsane "tackle"lar birbirine karışmış. Yazıyı aynen yayınlayacağım,artık o günleri yaşayan sizler yorumlarınızla doğru tarihi şekillendireceksiniz. Hatıralar doğru;fakat kronolojisi yanlış:):):)

-----------------------------------------------------------------------
Rangers’ın parlak ve sürekli açılımcı Yönetim kurulu başkanı Ozan’ım, öncelikle bu başlık altında ilk bana söz hakkı tanıdığın için sana teşekkür ediyorum. Ama maziyi bana hatırlattığın, beni o anlara tekrar götürüp o günleri hafızamda tekrar canlandırdığın için sana sonsuz minnetlerimi sunuyorum.

Bahsettiğin, benim o konuşmayı yapığım, o maç, bizim 2006 senesinin 26 Martında oynadığımız Rangers – Yeditepe Eagels maçıdır. Nasıl mı bukardar emin olabiliyorum anlatayım:

Ben, 2005-2006 öğretim yılının güz dönemi için Erasmus öğrenci değişim programı ile Polonya’ya gitmiştim. Ama o yılın bahar döneminde orada kalabilme ihtimalim olmasına rağmen, hem Rangersi özlediğim hem de yüksek lisans yapabilmek için gerekli olan ÜDS sınavına girmek için, Polonya’da kalmayarak ülkeme döndüm. Tabi ben döndüğüm zaman Türkiye’de sezonun ikinci yarısı başlamak üzereydi ve Rangers’in bana ihtiyacı vardı. Bende bu koşullarda ailemi bile görmeden, ona olan vefa borcumu ödemek için, yuvama Rangers’e döndüm. Neyse ilk maçımız İstanbul’da İTÜ’ye karşı idi ve o maçı 30-28 kaybetmiştik. İkinci maçımız ise Yeditepe maçıydı. Bu maça her zamanki gibi galibiyet parolası ile çıkmıştık ve yedi tepede eski Rangersli oyuncuların olması ve takımımızın adı ile dalga geçilmesi bizi iyice hırslandırmıştı.

Maça iyi başlayan taraf bizdik disiplinli ve sert oynuyorduk. Hatta baya bir sert oynuyorduk ki sadece NFL de olur zannettiğim, bir pozisyon bu maçta gerçekleşti. Topu bizim 40. yardımızda ileri taşıyan Yeditepe RB si önce, tecrübeli defans oyuncumuz ve o zamanki defans kaptanımız Ercan BUVATVA’dan, bir cut block yedi; tam düşerken yine, deneyimli SS imiz ALİ İHSAN ÖZDEMİR’in, head block una maruz kalan RB havada 1 takla atarak kafa ustu yere çakıldı. Tabi o anda Rb şokun etkisi ile kısa sureli bir baygınlık geçirdi. Sahada ambulans olmadığı için oyuna ambulans gelene kadar ara verildi. Tabi bu arada bizde maçtan soğuduk ve bu olayında etkisiyle maçı 18-14 kaybettik.

Her zamanki gibi İstanbul’dan Eskişehir’e döndüğümüzde Serhat H-Bar’a gidelim diye tutturdu ve ikimiz benim ertesi gün ÜDS sınavım olmasına rağmen kafaları çektik. Saat 01.30 da bardan ayrıldık. Tabi bu arada yemek ye,çorba iç falan derken ben eve gittiğimde saat 03.00 olmuştu. Eve vardığımda telefonumun saati, ayarsız olduğundan ev arkadaşlarıma saatin kaç olduğunu sordum ve onlarda bana saati söylediler; bende telefonumun alarmını kurup uykuya daldım. Sabah saat 08.30 da kalkıp İİBF de olan sınavıma gittim. Fakat içeri alınmadım. Çünkü saati ben 09.00 sanırken saat 10.00’muş. Çünkü o gün saatler 1 saat ileri alınmış. Çünkü benim geri zekalı ev arkadaşlarım saatlerin ileri alındığının farkında değillermiş ve hatta salaklar bilgisayarın saatini otomatik olarak ileri aldığının bile farkına varmayıp, bilgisayar masasının yanında duran analog saate bakıp, bilgisayarın saati yanlış diye bilgisayarın saatini de bir saat geri almışlar. Bu sayede ben ÜDS yi kaçırmış oldum ve o yıl Tezli Yüksek lisansa giremeyip, tezsiz yüksek lisans yaptım. Bu sebeplerdendir ki bu maçı asla unutmam.

3 yorum:

  1. Adama efsane oyuncu dediler, bloglarda yer ayırdılar, adamın yaptığına bak.. Biraz daha süre geçse hangi takımda oynadığını unutacak.. Yazık yazık... Türk eğitim sistemindeki çarpıklık; adam güzel yurdumun bir köşesinde edebiyat öğretmenliği yapıyor..
    Böyle bir şansım varken Kaya ile ilgili bir anektod anlatmak isterim.. 2004 yılının ekim ayı.. Gözü karartmışım amerikan futbolu oynamak istiyorum.. Kulaktan dolma bilgilerle ANADOLU RANGERS takımın nerede antrenman yaptığını öğrenmişim. Deli cesareti ile kalktım gittim.. Koca koca adamlar antrenman yapıyor, birbirlerini yerden yere vuruyorlar.. Herkesten oluk oluk kan akıyor. Kolu kırılanlar, bacağı kopanlar... (geçmiş zaman şu anda yanlış hatırladığım noktalar olabilir). kenarda BİRŞEY duruyor. Üstünde oduncu gömleği altında tayt, ayağındada konvers, fiziksel olarakta damacanaya benziyor.. Kayayı hayatında en az bir kere görmüş olanlar; hayal edin lütfen.. İnanın o gün sahada olan hiçbirşeyden değilde sahanın kenarındaki o ŞEY'den korktum..
    Ama kesin olan birkaç şey varki onlarıda atmak istemiyorum... Bu sporu yapmış olduğum süre zarfında kendime örnek aldığım iki kişiden biridir KAYA ÖZTÜRK. Sahaya tüm gücünü yansıtan, hiçbir zaman yılmayan, takımı için herşeyini ortaya koyan bir adamdır benim için KAYA ÖZTÜRK. DEV BİR ADAM...

    YanıtlaSil
  2. Gel zaman Git zaman bayıldım sana Dev Adam Kaya abi
    blog hastasıyım blok ustasıyım. Hazar"the"deliAltınbaş.
    not: Hazar niye bana böyle birşey yazdırdın?

    YanıtlaSil
  3. ben sıkıldım,darlandım bu ne muhabbet yaa

    YanıtlaSil